- 09-22-2017


10 Kasım, Resimli - 10-23-2016


Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Charles Bukowski

Home/Şairler/Charles Bukowski

Yüze Göze Bulaştırılmış Bir Üşengeçlikten Notasyonlar Şiiri – Charles Bukowski

Yüze Göze Bulaştırılmış Bir Üşengeçlikten Notasyonlarbir kadın geçiyor yanımdan ona bakıyorum ve biliyorum ki varlığından düşünce ve kurtlar silinmiş anlamıyor başarılı erkeklerin ne kadar hayvan olabileceğini bilmiyor formül tembelliğine yakalandığını pis bir ikindi vakti pis bir mutfakta oturmuş onu seyrediyorum portakal ve Cadillac'ları düşleyerek yürüyor beynimde bir palmiye ağacına atıyorum kadını madden tecavüz edip manen

Yedekler Şiiri – Charles Bukowski

Yedeklertuhaf ve cesur insanlara dair yazarken ölümüne içen Jack London. karanlık ve şiirsel eserlerini yazarken kendini içki ile bitiren Eugene O'Neill. çağdaş yazarlarımız üniversitelerde ders veriyor şimdi takım elbise,kravat, erkek öğrenciler pür dikkat, kız öğrencilerin buğulu bakışları öğretmenin üstünde, çimler öyle yeşil,kitaplar öyle sıkıcı ve hayat susuzluktan öyle ölmekte ki.Charles Bukowski

Ye Şiiri – Charles Bukowski

Yeölümü konuşmak paradan konuşmak gibi- ne fiyatını biliriz ne de değerini, yine de ellerime bakıyorum da biraz tahmin edebiliyorum erkek tahmin etmek ve başarısız olmak için yaratılmış kadın geri kalanlar için. zamanı geldiğinde umarım bir armut yiyişimi anımsayabilirim. usanmışız artık bu kadar ölü köpekten kafataslarından ordulardan çiçeklerden kıtalardan. bir mücadele var- o da şu; olayın

Yaprakların Trajedisi Şiiri – Charles Bukowski

Yaprakların Trajedisikuraklığa uyandım ve eğreltiotları ölüydü, saksı çiçekleri mısır gibi sararmış; kadınım gitmişti ve boş şişeler kanı çekilmiş cesetler gibi sardı beni işe yaramazlıklarıyla; güneş hala iyiydi ama, ve ev sahibemin notu bükülmüş hoş ve talepsiz saramışlığında; şimdi gereken iyi bir komedyendi, eski tarz bir şakacı absürd acı üzerine şaka yapacak; acı absürddür çünkü vardır,

Yalnız Yerdir Cehennem Şiiri – Charles Bukowski

Yalnız Yerdir Cehennemadam 65'indeydi, karısı 66, alzheimer hastası. adamın ağzı kanserdi. geçirdiği ameliyatlar ve gördüğü ışın tedavileri çene kemiğini eritince tel takmışlardı çenesine. bir bebeğin altını değiştirir gibi hergün altını değiştirirdi karısının. durumundan dolayı araba süremediği için hastaneye taksi ile gider, konuşmakta zorlandığı için adresi kağıda yazardı. son ziyaretine bir ameliyat daha gerektiğini söylediler ona;

Working Out Şiiri – Charles Bukowski

Working OutVan Gogh kulağını kesip bir orospuya verdi orospu hunharca fırlattı kulağı sokağa tiksinerek. Van, orospular kulak istemezler para isterler sanırım bu yüzden muhteşem bir ressamsın sen başka birşeyden anlamadığından...Charles Bukowski

Vietnem Şiiri – Charles Bukowski

VietnemVietnam Vietnam'daki her şeyin basitliği kadına benzeyen genç bir rahibin cübbesini tutarken sırtından vurulan adam, biz de burda takılıyoruz: ay gibi parlak eldivenlerimiz şıkır şıkır, her yerde motosikletler, arılar uykuda, enjektörler paslanmış, iklim şaşırmış, ve kemiklerimizi titretiyoruz, tenimiz körleşmiş, ölü düşüyor asker, bir ölü asker daha, kadına benzeyen genç bir rahibin siyah cübbesi harika bir

Ufak Bir Şikayet Dürtüsü Şiiri – Charles Bukowski

Ufak Bir Şikayet Dürtüsüaslında olanlar ve olması gerekip de olmayanlar ilginç. görmeye değer bir yer dünya, bizi yarı-uyur yakalayan ve daha işimizin bittiğini anlayacak kadar yaşlanmadan öldüren örümcekler ve ağlarla örülü bir orospu değilse karındır karın değilse vergi koşuşturması veya ekmek ya da içkidir, ya da birisi kayıyordur karına sen aşağıda dükkanda onu ipekler içinde

Tanıdığım Biri İçin Şiiri – Charles Bukowski

Tanıdığım Biri İçinCennetteki tüm demir yatakların içinde seninki en gaddar olanıydı ben aynada bir dumandım sen ise, saçlarını, bendlerini aşan yeşim taşları ile yıkıyordun, ama sen bir kadın, ben ise bir oğlan çocuğuydum, demir bir yatak için yetreli bir oğlan çocuğu şarap ve senin için de yeterli bir erkek. şimdi artık ben bir erkeğim her

Tamam Yavrum, Meleğimiz yok; Ama Yağmurumuz Var Şiiri – Charles Bukowski

Tamam Yavrum, Meleğimiz yok; Ama Yağmurumuz Varsera etkisi deyin ne derseniz deyin eskisi gibi yağmıyor işte yağmur. özellikle büyük kriz zamanındaki yağmurlar geliyor aklıma. kuruş para yoktu ama bolbol yağmur vardı. öyle bir gece veya bir gün değil, 7 gün ve 7 gece YAĞARDI ve Los Angeles'in yağmur ızgaraları bu kadar çok yağmuru emebilecek şekilde