- 09-22-2017


10 Kasım, Resimli - 10-23-2016


Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Necip Fazıl Kısakürek

Home/Şairler/Necip Fazıl Kısakürek

Zindandan Mehmed’e Mektup Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

Zindandan Mehmed'e MektupZindan iki hece, Mehmed'im lâfta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de, geri adam, boynunda yafta... Halimi düşünüp yanma Mehmed'im! Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim! Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, Kırmızı tuğlalar altı köşeli. Bu yol da tutuktur hapse düşeli... Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak. Ne ayak dayanır

Zikirden Kanatlar Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

Zikirden KanatlarGöğe çıkanlar vardı zikirden kanatlarla Şimdi de çıkanlar var betonarme katlarla...Necip Fazıl Kısakürek

Zeybeğin Ölümü Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

Zeybeğin Ölümü(Adnan Menderesin İdamı Üzerine Üstad Bu Şiiri KalemeAlmıştır) Zeybeğimi bir kaç kızan,vurdular Çukurda üstüne taş doldurdular Ya bir de kalkarsa diye kurdular Zeybeğim Zeybeğim ne oldu sana Allah deyip şöyle bir doğrulsana! Zeybeğim kalkamaz dirilemez mi? Odası mühürlü girilemez mi? Şu ters akan sular çevrilemez mi? Ne güne dek böyle gider bu devran Zeybeğim

Zehir Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

ZehirÇocukken haftalar bana asırdı; Derken saat oldu,derken saniye... İlk düşünce,beni yokluk ısırdı: Sonum yokluk olsa bu varlık niye? Yokluk,sen de yoksun,bir var bir yoksun! İnsanoğlu kendi varından yoksun... Gelsin beni yokluk akrebi soksun! Bir zehir ki,hayat özü faniye...Necip Fazıl Kısakürek

Zaman Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

ZamanNedir zaman, nedir? Bir su mu, bir kuş mu? Nedir zaman, nedir? İniş mi, yokuş mu? Bir sese benziyor; Arkanız hep zifir! Bir sese benziyor; Önünüz tüm kabir! Belki de bir hırsız; İzi, lekesi var. Belki de bir hırsız; O yok, gölgesi var. Annesi azabın, Sonsuzluk, şarkısı. Annesi azabın, Cinnetin tıpkısı. İçimde bir nokta; Dönüyor

Yüzkarası Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

YüzkarasıBeni şafak vakti bir el dürtükler: İdam mahkumu, kalk, bekliyor savcı! Zindan avlusunda öter düdükler; Bir güneş doğar ki., zakkumdan acı... İpten indirilir, yine uslanmam, Bela...Bela bende yakıcı şehvet... Bir olur, ateşi görmemle yanmam; Dipsiz uçurumda kaçılmaz davet. Bak nasıl silinir bu yüz karası; Elimde, ölümü öldüren silah, Alnımda tozpembe secde yarası, Lugat kitabımda tek

Yunus Emre Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

Yunus EmreKaç mevsim bekleyim daha kapında, Ayağımda zincir, boynumda kement? Beni de, piştiğin bela kabında, O kadar kaynat ki, buhara bezet! Bekletme Yunusum, bozuldu bağlar, Düşüyor yapraklar, geçiyor çağlar; Veriyor, ayrılık dolu semalar, İçime bayıltan, acı bir lezzet. Rüzgara bir koku ver ki, hırkandan; Geleyim, izine doğru arkandan; Bırakmam, tutmuşum artık yakandan, Medet ey dervişim,

Yollar ve Gokler Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

Yollar ve GoklerUstuste, altaltalar, Bende gokler ve yollar. Gokler, kat kat mavilik. Yollar kol kol servilik. Yollar nereye gider? Ve ne dusunur gokler? Goklerin bir sirri var, Onu ariyor yollar. Gokler su da titriyor, Yollar suda bitiyor. Goklerin yuzu yerde, yollarinki yerde. Bu yollarda izimiz, Bu goklerde gizlimiz. Yollar, beni vardirin! Gokler, tutup kaldirin!Necip Fazıl

Yolculuk Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

YolculukYolculuk, her zaman düşündüm onu; İçimde bu azgın davet ne demek? Oraya, nemdeyse güneşin sonu, Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek. Altımdan kaydırdı bir el minderi; Herkes yatağında, ben ayaktayım. Bir gece, rüyada gördüğüm yeri, Gözlerim yumula, aramaktayım. Beni çağırmakta yabancı dostlar; Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız. Eski evde, şimdi bir başka ev var:

Yeni Soy Şiiri – Necip Fazıl Kısakürek

Yeni SoyRuhu,çürük diş gibi sökmesinden ötürü; Memeli hayvan soyu şimdiki insan türü... 1976Necip Fazıl Kısakürek