- 09-22-2017


10 Kasım, Resimli - 10-23-2016


Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

William Shakespeare

Home/Şairler/William Shakespeare

Vazgeçtim Bu Dünyadan Tek Ölüm Paklar Beni Şiiri – William Shakespeare

Vazgeçtim Bu Dünyadan Tek Ölüm Paklar BeniVazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kız oğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, Ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler

Var Olmak mı, Yoksa Olmamak mı Şiiri – William Shakespeare

Var Olmak mı, Yoksa Olmamak mıVar olmak mı, yoksa olmama mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip belâ denizlerine karşı Dur, yeter! demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü, o

Unut Gitsin Şiiri – William Shakespeare

Unut GitsinYas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman. Toprakta böceklere güldüğüm zaman Duyurunca, paslı sesiyle, ölüp gittiğimi, bir çan... Yas mas tutma sevgilim, öldüğüm zaman Çürüyen gövdem gibi, yitip gitsim aşkın da... Ne bir mektup kalsın bizden, ne bir söz, ne bir eşya... Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama Göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar

Tanrı Beni İlkbaşta Sana Kul Yaptı Şiiri – William Shakespeare

Tanrı Beni İlkbaşta Sana Kul YaptıTanrı beni ilkbaşta sana kul yaptı, sonra Keyfine el koymayı kurmamı yasak etti. Ya da özlem duymamı hesaplı zamanlara; Kölenim ya, boş vaktin olsun diye bekletti. Ah, bırak katlanayım, el pençe divan: değer, Senin özgürlüğünün tutuklu yokluğuna; Her mihnete sabreder, her azara baş eğer, İncittin diye hiç suç yüklemez bile

Sone 99 Şiiri – William Shakespeare

Sone 99Erken açan menekşeyi payladım şöyle diyerek: “Tatlı hırsız, nerden çaldın o güzel kokuyu öyle, “Aşkımın soluğundan mı? Çekip almış olsan gerek “Yumuşak yanağındaki o allığı, görkemiyle, Beyaz zambak benden zılgıt yedi eli senden diye, Fesleğen de, koncasını senden çalmış ya, ondan. Güller, dikenler üstünde kapılmıştı ürpertiye: Biri, alı al utançtan, öteki apak, kahrından; Üçüncüsü

Sone 98 Şiiri – William Shakespeare

Sone 98Sensizdim, bütün bahar yaşadım senden ırak; Nisan bu, allı pullu, giyinmiş süslenmiş de, Her şeye gençlik ruhu aşılamış, şen şakrak, Gülüp oynuyor durgun Saturnus bile işte. Ama cânım kuşların söylediği şarkılar, Elvan elvan çiçekler, burcu burcu, alaca, Bana bir yaz masalı anlattıramadılar, O soylu çiçekleri ben kesemem haraca. Zambakta beyazlığa şaşmıyorum bir türlü, Güldeki

Sone 97 Şiiri – William Shakespeare

Sone 97Senden uzak kalışım uzun bir kışa benzer: Çarçabuk geçen yılın lezzetinden ayrılık Duyduğum ürpertiler gördüğüm kara günler Dört bir yanımda köhne çırılçıplak Aralık! Gel gör ki bu seferki ayrılık yazın oldu: Gebedir güz bekliyor bir bereketli artış Bahar çapkınlığının canlı yüküyle doldu Issız rahimler gibi kocalardan dul kalmış; Ama benim gözümde bu hoş gürbüz

Sone 96 Şiiri – William Shakespeare

Sone 96Toy diye yeren de var seni, sürtük diye de; Gençsin, uçarısın da güzelsin diyen de var; Kusura da tapılır sende, güzelliğe de: Gül yüzün göründü mü hiçe iner kusurlar. Nasıl ki tahta çıkmış ecenin parmağında Herkesi hayran eder en değersiz mücevher, Ne aksaklıklar varsa senin öz varlığında Hepsi dosdoğru olur, gerçek yerine geçer. Hain

Sone 95 Şiiri – William Shakespeare

Sone 95Ne tatlar, ne sevgiler verirsin sen utanca O bir kemirgen gibi yerken mis kokan gülü Sende koncalar açan güzelliğe konunca! Ah, günahların nice hoş şeylerle örtülü! Çapkınca geçirdiğin günleri anlatan dil Şırfıntılık kondursa sana acı sözlerle Vergileri yine de övgüden farklı değil: Utancı kutsal yapar adını anmak bile. O düşkünlükler seni seçip barınmışlar da

Sone 94 Şiiri – William Shakespeare

Sone 94Hiç can acıtmayanlar incitme gücü varken, Her şeyi yapabilir görünüp yapmayanlar, Kaya gibi duranlar başkasını sarsarken Tamaha sırt çevirip haram şey kapmayanlar Tanrı lûtfunun helâl mirasçısıdır hepsi, Doğa nimetlerini yok olmaktan esirger, Hepsi kendi yüzünün sahibi, efendisi; Bu yetkin erdemlere herkes bekçilik eder, Mevsime güzellikler getiren yaz çiçeği Yaşar kendi belirli ömrünü, ölür sonra;