- 09-22-2017


10 Kasım, Resimli - 10-23-2016


Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Fuzuli - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-27-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015

Yunus Emre - 12-26-2015






Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Fuzuli - 12-26-2015

Yusuf Hayaloğlu

Home/Şairler/Yusuf Hayaloğlu

Hangi Ayrılık? Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Hangi Ayrılık?Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın? Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi

Gitti Ah Gitti Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Gitti Ah Gittigitti ah.., gecelere hüzünleri serperek yarali bir kus gibi kanarcasina gitti.., yalvaran gözlerime, elemi pay ederek, bir kabahatmis gibi, kacarcasina gitti... gitti ah.. sarkilara bel baglamak faydasiz. üstüme kapilari kaparcasina gitti... gecenin geldigini haber vermeden; hirsiz... yasanmis bir ömrü calarcasina gitti gitti ah... bir nehirdi, yazamadigim siirdi. yüzüme son bir defa bakarcasina gitti...

Git Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

GitDemek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Demek şimdi gidiyorsun; Kuşlarımız acıkacak, saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlern dibine! Her şey tamam diyorsun, git... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git! Dışarısı ispiyon...Dışarısı

Giderim Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

GiderimArtık seninle duramam Bu akşam çıkar giderim Hesabım kalsın mahşere Elimi yıkar giderim Sen zahmet etme yerinden Gürültü yapmam derinden Parmaklarım üzerinden Su gibi akar giderim Artık sürersin bir sefa Ne cismin kaldı ne cefa Şikayet etmem bu defa Dişimi sıkar giderim Bozar mi sandın acılar Belaya atlar giderim Kurşun gibi mavzer gibi Dağ gibi

Geride Kaldın Sen Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Geride Kaldın SenDevrilip gidiyorum işte Geride kaldın sen... Aşınmış sevdalar gibi Yıpranmış postallar gibi Lime-lime, yarasız Geride kaldın sen... Kaprislerinle, nazlarınla Bakışlarınla, sözlerinle Tutulmayan vaatler gibi Harcanmış saatler gibi Tek başına, kararsız Geride kaldın sen... Buraya kadarmış güzelim Boynumda bıraktığın diş izi Bitmez sandığın aşk denizi Buraya kadarmış. Vedalaşmak isterdim oysa Klasik bir film öyküsü

Fosso Necdet Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Fosso NecdetElinde bir buzbağ şişe Dolanıyor köşe köşe Şimdi karakola düşe Cop tirina nirinomda Hop tirina nirinom Sivri burun top yumurta Nara basar uluorta Bekçileri tarta tarta Tır tirina nirinomda Tara tirina nirinom Gene bir gün böyle zır zop Gece bekçisi demiş hop Belinin ortasına cop Cop tirina nirinomda Hop tirina nirinom Geçirmiş bir siyah

Dokunma Yanarsın Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Dokunma YanarsınÇocukluğum çıraklıkta geçti, kir-pas içinde Gençliğim korsan yürüyüşlerde, mitinglerde Hapse erken düştüm.. copla erken tanıştım Küçük voltalardan bıktım, usandım Şimdi uçsuz bucaksız ovalarda Adımlarımı saymadan, geriye dönüp bakmadan Usanmadan, bıkmadan Deli taylar gibi koşmak istiyorum! Ve görüyorsunki aşkı beceremiyorum Beni kendi halime bırak yavrucuğum Ben yolumu nasıl olsa bulurum... Upuzun çayırlarda yalınayak koşmak istiyorum

Diyarbakir Türküsü Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Diyarbakir TürküsüDiyarbakır ortasinda vurulmuş uzaırım Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım Bu dağlarda gençliğim cayı cayır yanarken Ay vurur gözyaşına ben gecede kalırım Üzülme sen, üzülme başını öne eğme Gün olur kavuşuruz, dert etme Diyarbakır Yüreğini dağlama, kanlı bezler bağlama Bu yangın söner birgün, ağlama Diyarbakır Diyarbakır yolunda toz olmuş dağılırım Bu hırçın depremlerle

Diyarbakır Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

DiyarbakırDiyarbakır düze doğru Yar salınır bize doğru Bu hasretlik diner bir gün Dert dolanır saza doğru Diyarbakır önü surlar İçinde bir sevdiğim var Ana bugün düğün olsun Güller açsın, gülsün dağlar Diyarbakır size kalmaz Geceler gündüze kalmaz Bu acılar biter bir gün Devran döner güze kalmazYusuf Hayaloğlu

Demedim Mi Haydar? Şiiri – Yusuf Hayaloğlu

Demedim Mi Haydar?Biz dağlarda keklik idik Şimdi bu çöplükte karga olduk Bizimde boyumuzu aştı bu şehir Yerlere serildik madara olduk Demedim mi Haydar Demedim mi sana Bu İstanbul yutar adamı Demedim mi Haydar demedim mi söyle Bu şerefsiz geceler satar adamı Biz umutlar yolcusuyduk Rakı sofrasında bir meze olduk Bizimde harcımız değildi sevmek Yosmalar içinde